|
Tiroid Bezi ve Testler
Tiroid
Bezi
Tiroid
bezi bir endokrin bezdir. Bunun anlamı bezin bazı hormonlar
salgılaması ve bu hormonların kan dolaşımına girerek vücudun
değişik organ ve dokularında etki göstermesidir.Tiroid
bezi
boyun ön bölümünde Adem Elması’nın altında bulunur. Bezin
sağ lob ve sol lobu vardır ve bunlar istmus denen bölümle
birbirine bitişik halde bulunur.
Tiroid
Bezi Ne yapar?
Tiroid
bezi 2 tane hormon yapar ve dolaşıma salgılar. Bu
hormonlardan birine tiroksin (T4), diğerine tiriiyodotironin
(T3) ismi verilir. T4 hormonunda 4 tane iyod atomu, T3’de
ise 3 tane iyod atomu vardır. Hücre içinde T3 hormonu etkili
olduğundan T4 hücreye girmeden önce T3’e dönüşür.
Tiroid
Hormonlarının Görevi Nedir?
T4 ve T3
hormonları vücudumuzun metabolizmasını düzenler ve ayrıca
metabolizmanın hızını kontrol ederler. Eğer çok hormon
salgılanırsa metabolizma hızlanır ve hipertiroidi hastalığı
gelişir. Hipertiroidi durumunda kalb hızı artarak çarpıntı
şikayeti oluşurken, bağırsak hareketi artar ve ishal
yapabilir. Eğer tiroid hormonu çok az salgılanırsa bu duruma
hipotiroidi denir. Hipo=az, Hiper=fazla anlamına
gelmektedir. Hipotiroidi oluşunca metabolizma yavaşlar, kalb
hızı azalır ve barsak hareketleri azalarak kabızlık ortaya
çıkar.
Tiroid
Bezinin Çalışması Nasıl Kontrol Edilir?
Tiroid
bezinin çalışması beyinde bulunan ve hipofiz adı verilen bir
bezden salgılanan TSH hormonu ile kontrol edilir. Kan
dolaşımındaki tiroid hormonları (T4 ve T3) azalınca
hipofizden TSH salgısı artar ve bu hormon tiroid bezinden
tiroid hormon salgısını artırır. Tersine, eğer dolaşımda T4
ve T3 artarsa bu takdirde hipofizden TSH salgılanması
azalır.
Tiroid
Bezinin İyi Çalışıp Çalışmadığı Nasıl Anlaşılır?
Hastanın
kanındaki T3, T4 ve TSH hormonlarının ölçülmesi ile tiroid
bezinin nasıl çalıştığı hakkında bilgi sahibi olunur.
Tiroid
Bezinin Hastalıkları Nelerdir?
-
Guatr
: Tiroid bezinin büyümesine guatr denir.
-
Nodül
: Nodül, tiroid bezinin içinde normal dışı doku oluşmasıdır.
-
Tiroidit : Tiroid bezinin iltihabına denir. Bezde ağrı
vardır.
-
Hipertiroidi : T4 ve T3 hormonlarının bezden aşırı
salgılanması durumudur.
-
Hipotiroidi : Tiroid hormonlarının (T4 ve T3) az
salgılanması durumudur.
Tiroid
Hastalığı Gelişme Riski Kimlerde Vardır?
-
Tiroid hastalığı gelişme riski şu kişilerde fazladır:
-
İyod
eksikliği olan bölgede yaşayan veya yeterli iyod
almayanlarda
-
Ailesinde tiroid hastalığı olanlarda
-
Diabetes mellitus (şeker hastalığı), romatoid artrit ve
persiniyöz anemisi olanlarda
-
Gebe
kadınlar ve yeni anne olanlarda
-
60
yaşın üzerindeki kadınlarda
-
70
yaşın üzerindeki erkeklerde
-
Kanser nedeniyle baş ve boyuna radyoterapi (ışın
tedavisi) yapılanlarda
-
Bazı
ilaçları kullananlar (lityum, amiodaron ve interferon
gibi).
Tiroid
Bezi Hastalıklarında Kullanılan Testler Nelerdir?
a) Kan
Testleri :
Sıklıkla
kullanılan testler serbest T3, serbest T4 ve TSH
hormonlarının kan düzeylerinin ölçülmesidir. Tiroid bezinin
fonksiyonu hakkında en iyi bilgiyi TSH ölçümü verir. TSH
ölçümünün normalden düşük olması tiroid bezinin aşırı
çalıştığını gösterir. TSH düzeyinin normalden yüksek
bulunması ise tiroid bezinin az çalıştığını gösterir. Yine
T4 ve T3 hormonlarının normal sınırın altında veya üstünde
olması tiroid bezinin iyi çalışmadığını gösterir. Ayrıca
antikorlar vardır. Bunlar anti-TPO antikoru ve anti-Tiroglobulin
antikorlarıdır. Bu antikorların yüksek olması tiroid
hastalığının otoimmün bir hastalık olduğunu gösterir.
Otoimmün hastalık vücudun kendi dokusunu (Burada tiroid
bezini) yabancı bir doku olarak algılayıp ona karşı
reaksiyon vermesidir. Bu reaksiyon antikorlar ile oluşur. Bu
reaksiyonun nedeni bilinmemektedir.
b) Tiroid Ultrasonu :
Tiroid
ultrasonu tiroid bezinin büyüklüğünü, nodül varsa onun
büyüklüğünü anlamamıza yarar. Ayrıca ilaç tedavisiyle bezin
veya nodülün ne kadar küçüldüğünü veya küçülmediğini daha
iyi anlamamıza yarar. Nodül kan akımının Doppler ultrason
ile incelenmesi nodüllerin iyi huylu veya kötü huylu olup
olmadığı konusunda ek bilgi verir.
c) Tiroid sintigrafisi :
Damardan
teknesyum denilen bir ilaç verilerek tiroid bezinin filminin
çekilmesidir. Sintigrafi ile nodülün sıcak mı, soğuk mu
olduğu anlaşılır. Sintigrafi sadece nodülü olan ve TSH’sı
düşük olan hastalara yapılır.
d) Tiroid İnce İğne
Aspirasyon Biyopsisi :
Tiroid
bezinde saptanan nodüllerde kanser olup olmadığını anlamak
için yapılır. Nodülü olan tüm hastalara yapılır. Biyopsi
sonucuna göre ilaç tedavisi veya ameliyat kararı
verileceğinden mutlaka yapılması gereken bir tetkiktir.
Oldukça basit, yapılması kolay ve ağrı oluşturmayan bir
tetkikdir. Normal enjektörlerle yapılır. Damardan kan alınır
gibi tiroid bezindeki nodülden parça alınır. Alınan hücreler
patoloji bölümünde incelenerek kanser ve iltihap olup
olmadığı araştırılır. Biyopsi koldaki damardan kan alınması
gibi kolay bir işlemdir. Korkulmaması gerekir. Ameliyat
değildir. Bazen biyopsi ile yeteri kadar parça veya hücre
gelmeyebilir. O zaman biyopsiyi tekrarlamak gerekir.
Tiroid Nodülleri
(Nodüler Guatr)
Tiroid
nodülleri tiroid
bezi içinde oluşan ve bezin normal dokusuna
benzemeyen leblebi veya ceviz büyüklüğünde olabilen anormal
dokulardır.Nodüller için en önemli endişe konusu % 5’inde
tiroid kanseri olmasıdır.Nodüllerin % 50’si tek nodül, %
50’si çok nodül (multipli nodül) olarak bulunur. Tek nodül
veya çok nodül de olsa kanser oranı aynıdır (% 5).Nodüller
elle muayene sırasında saptanabildiği gibi tiroid ultrasonu
ile de saptanır.
Tiroid
sintigrafisi bulgularına göre nodüller soğuk, sıcak ve ılık
nodül olarak 3’e ayrılır. Nodüllerin % 70-80’nini soğuk
nodül, % 10’unu sıcak nodül, ve % 10’unu ılık nodül
oluşturur. Soğuk nodüllerde kanser oranı daha fazladır.
Sıcak nodüllerde kanser oranı az olsa da kanser yine de
olabilir.
Şikayet
ve belirtiler :
Nodüler guatrı olan hastaların çoğunda herhangi bir şikayet
yoktur. Boyunda şişkinlik olabilir. Bazen nodül içine kanama
olursa ağrı oluşabilir. Nodül çok büyürse baskı yaparak
nefes darlığı ve yemek yeme de sıkıntı yapabilir.
Kanser şüphesi olan nodüller hangi nodüllerdir?
Nodül
tedaviye rağmen hızla büyüyorsa, boyun bölgesinde lenf
bezlerinde şişme varsa, çok sert ve yapışık ise, seste
kalınlaşma varsa, soğuk ve tek nodül ise tiroid kanseri
yönünden şüphelenmek gerekir.
Nodüler Guatrlı hastalarda yapılan tetkikler :
Tiroid iğne biyopsisi:
Nodüler
guatrlı tüm hastalara uygulanması gerekir. Nodüllerin %
5’inde kanser olduğundan ilk yapılacak tetkik iğne
aspirasyon biyopsisidir. Yapılması kolay, komplikasyonu
olmayan bir işlemdir. Koldan damardan kan alıyor gibi
nodülden normal plastik şırınga ile aspirasyon yapılır. Ağrı
yapmaz. Yeteri kadar parça veya hücre gelmez ise tekrar
biyopsi yapılır.
Tiroid
ultrasonu:
Nodüllerin çapının daha iyi değerlendirilmesinde veya ele
gelmeyen, küçük (< 1 cm) nodüllerin saptanmasında
yararlıdır.Tedavi takibinde de önemlidir. Tedaviyle nodül
çapının küçülüp küçülmediği ultrason ile daha iyi öğrenilir.
Doppler ultrasonu ile nodül kan akımının değerlendirilmesi
nodülün iyi veya kötü huylu olup olmadığı hakkında bilgi
verebilir.
Tiroid
sintigrafisi:
TSH
düzeyi düşük olan hastalarda yapılır. Nodülün sıcak mı soğuk
mu olduğunu anlamamıza yarar.
Tiroid hormonları:
Serbest
T3, Serbest T4 ve TSH düzeylerine bakılarak hastanın
hormonlarında düşüklük veya yükseklik olup olmadığı (hipertiroidi-hipotiroidi)
anlaşılır.
Tedavi
Tedavinin
nasıl yapılacağı konusunda nodülden yapılan ince iğne
aspirasyon biyopsisinin patoloji sonucu çok büyük önem
taşır. Biyopsi patoloji sonucunda kanser veya kanser
yönünden şüphe varsa hasta ameliyata verilir. Kanser olmayan
iyi huylu nodüllerde levotiroksin tedavisi (Tefor veya
Levotiron) yapılabildiği gibi ilaç vermeden sadece takip de
yapılabilir.Nodülün çapı 3 cm’ den büyükse, gittikçe
büyüyorsa, hızlı büyüme varsa ve boyunda lenf bezleri varsa
kanser riski arttığından cerrahi tedavi (ameliyat) yapılması
uygundur.Multinodüler guatr dediğimiz bir bezde birden fazla
nodül olması durumunda yine önce biyopsi yapılır.
Multinodüler guatrlı hastalarda seçilecek tedavi cerrahi
tedavidir. İlaç tedavisi de yapılabilirse de tedaviye yanıt
azdır.Sıcak nodüllerde hormonlar normal ise sadece takip
yapılabilir. Eğer sıcak nodüllerde hormonlar yüksek ise (hipertiroidi
varsa) önce ilaç tedavisiyle hastanın hormonları normal
düzeye getirilir ve ardından radyoaktif iyod tedavisi veya
ameliyat yapılır.Nodüler guatrlı hastalar iyodlu tuz ve iyod
içeren öksürük şurupları kullanmamalıdır. Ayrıca röntgen
filmleri çekilirken koldan yapılan ilaçların iyodlu olduğu
unutulmamalı ve bunun için röntgen çeken doktora bilgi
verilmelidir.
Nodüler guatrlı hastalar piyasada bulunan Billur Tuz veya
Salina firmalarının ürettikleri, kendiğinden tuzluklu,
İYOTSUZ TUZ yemelidirler.
Hipertiroidizm
Hipertiroidizm tiroid bezinden aşırı tiroid hormonu (T4 ve
T3) salgılanmasıyla oluşan bir hastalıktır. Bu hastalığa
tirotoksikoz ismi de verilir.Hipertiroidiye neden olan
hastalıklar şunlardır:
-
Graves hastalığı,
-
Toksik nodüler guatr (Tiroid bezindeki sıcak bir
nodülden aşırı hormon salgılanması)
-
Tiroid bezinin iltihapları (tiroiditler),
-
Aşırı
iyod alınması (nodülü olan hastaların iyodlu tuz veya
iyodlu öksürük şurubu içmeleri ile)
-
Aşırı
tiroid hormonu almakla (Levotiron veya Tefor gibi
ilaçların aşırı alınması)
Graves
hastalığı tiroid bezinin nedeni bilinmeyen otoimmün bir
hastalığıdır. Vücut tiroid bezine karşı TSH reseptör
antikoru üretir ve bu antikorlar tiroid bezini uyararak
aşırı hormon üretmesine neden olurlar. Neden antikor
oluştuğu henüz bilinmemektedir. Bu hastalarda guatr ve
gözlerde öne doğru çıkma-fırlama (oftalmopati) oluşur.
Hipertiroidili hastaların çoğunda (%70-80)Graves hastalığı
vardır.Sıcak nodüller de hipertiroidi yaparlar.
Hipertiroidili hastaların % 5’inde sıcak nodül nedeniyle
hipertiroidi oluşur.Tiroid bezinin iltihapları (tiroiditleri)
sırasında da hastalığın ilk aşamasında hipertiroidi
gelişebilir. Tiroid bezi iltihaplarında boyunda ağrı oluşur.
Bazı hastalarda ateş vardır.
Hipertiroidisi olan bir hastada aşağıdaki şikayetler ve
bulgular gelişir :
-
Kilo
kaybı
-
Kaslarda zayıflık
-
Ellerde titreme
-
Uyumada zorluk
-
Çarpıntı
-
Saçlarda incelme ve dökülme
-
Ciltte incelme ve nemlilik ve aşırı terleme
-
Bağırsak hareketlerinde artma ve bazen ishal
-
Sinirlilik
-
Gözlerde ileri doğru fırlama
-
Adetlerde bozulma
-
Tiroid bezinde büyüme (guatr) oluşması
-
Sıcağa tahammül edememe
-
Erkeklerde memelerde büyüme
-
Kemik
erimesi (Osteoporoz)
Tanı
Hipertiroidi tanısı için kanda tiroid hormonlarına (T4 ve
T3) ve TSH düzeyine bakılır. Kanda T4 ve T3 düzeyleri
yüksek, TSH ise düşük bulunursa hipertiroidi teşhisi konur.
Hipertiroidi hiç tedavi
edilmezse ne olur?
Hipertiroidi tedavi edilmezse hastada kilo kaybı devam eder;
kalbte ritm bozukluğu, kalb yetmezliği ve bir iltihap veya
enfeksiyon sırasında tiroid krizi, şok ve ölüm oluşur. O
nedenle hipertiroidi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir
hastalıktır.
Tedavi
Hipertiroidi tedavisinde 3 yöntem vardır :
-
İlaç
tedavisi
-
Radyoaktif iyod tedavisi
-
Cerrahi (ameliyat)
1.İlaç Tedavisi:
Hipertiroidisi olan bütün hastalara kanda yüksek olan tiroid
hormonlarını normal düzeye getirmek için önce ilaç
tedavisine başlanır. İlaç olarak Propycil tablet veya
Thyromazol tablet ve beraberinde Dideral başlanır. İlaçın
dozunu doktorunuz hastalığın şiddetine göre ayarlar. İlaç
tedavisine başladıktan 6-8 hafta sonra tekrar kontrole
çağrılırsınız ve hormonlarınızın durumuna göre ilaç dozunun
ayarlanması yapılır. Bu şekilde 1,5-2 ayda bir kontroller
yapılarak en az 9 ay – 1 yıl ilaç tedavisine devam edilir ve
doktorunuzun kararına göre ilaç kesilebilir. Doktorun haberi
olmadan ilaç kesilirse hastalık tekrar alevlenir ve nüks
eder. Böylece o zamana kadar yapılan tedavi de boşa gitmiş
olur. O nedenle ilaç tedavisi doktorunuza danışılmadan
kesilmemelidir.
İlaç
tedavisi sırasında ateşiniz çıkar ve boğazda ağrı olursa
hemen doktorunuza başvurmanız gerekir. Bu durum kanda beyaz
hücrelerin (Lökosit) çok azalmasından dolayı olmuş olabilir.
Çok nadir olan bu durum oluşursa ilaçlar kesilerek
radyoaktif iyod tedavisi yapılır.
Tedavi
sırasında karaciğer enzimlerinde hafif yükselmeler olabilir.
Ancak bu durum hipertiroidinin etkisiyle de olabilir. O
nedenle SGOT (AST) ve SGPT (ALT) enzim düzeyleri sık
aralarla takip edilmeli ve tedaviyle birlikte enzim
düzeyleri gittikçe artıyorsa ilaçlar kesilerek radyoaktif
iyod tedavisi verilmelidir.
İlaçlar
doktorunuz tarafından kesildikten sonra hastalık ilk 6 ayda
% 30-50 nüks ettiğinden ilaç kesildikten sonra da tekrar
kontrole gelmek gerekir.
Sıcak
nodül varsa ilaçlarla hormonlar normal düzeye getirildikten
sonra radyoaktif iyod tedavisi veya ameliyat yapılır.
İlaç
tedavisiyle hastalığı düzelen hastalarda ilaç kesildikten
sonra hastalık tekrar alevlenirse veya nüks ederse kesin
tedavi dediğimiz radyoaktif iyod tedavisi veya cerrahi
tedavi yapılabilir.
Hipertiroidili hastaların dikkat etmeleri gereken bir husus
İYOTLU TUZ YEMEMELERİDİR. Piyasada Billur Tuz veya Salina
firmalarının ürettikleri, kendiliğinden tuzluklu, İYOTSUZ
TUZLAR satılmaktadır. Hipertiroidisi olan hastaların iyotsuz
tuz yemeleri gerekir. Ailedeki diğer kişilerin iyot
almalarını sağlamak için yemekler tuzsuz yapılmalı hasta
iyotsuz tuz kullanmalı, ailedeki diğer kişiler ise iyotlu
tuz kullanmalıdırlar.
Sigara
içenlerde hastalık zor iyileştiğinden ve göz hastalığı
ortaya çıktığından SİGARA İÇİLMEMELİDİR.
NÜKS ŞU
HASTALARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR:
-
Guatrın büyük olması
-
Genç
yaştaki hastalarda
-
Tiroid bezinde kan akımının fazla olduğu hastalarda
-
Hastalığı başlangıçta şiddetliolanlarda
-
Başlangıçta oftalmopati (gözde dışarı fırlama) olanlarda
-
Sigara içenlerde
-
İyodlu tuz kullananlarda veya iyodlu öksürük şurubu
içenlerde
-
TPO
antikorları yüksek olanlarda
-
Hormonları normale getirebilmek için yüksek doz
antitiroid ilaçlara ihtiyaç olan hastalarda
-
TSH
düzeylerindeki düşüklüğün düzelmediği hastalarda
2.Radyoaktif İyod Tedavisi:
İlaç
tedavisiyle hormonların normal düzeye geldiği hastalarda
ilaçlar azaltılarak kesilir. İlaçlar kesildikten sonra
hastalık tekrar nüks ederse bu defa kesin tedavi denilen
radyoaktidf iyod tedavisi veya ameliyat yapılır.
Radyoaktif iyod tedavisi ayrıca sıcak nodülü olan ve
hormonları yüksek olan hastalarda da tercih edilen bir
tedavi seçeneğidir. Bu hastalarda önce ilaçlarla hormonlar
normale getirilir ve sonra radyoaktif iyod tedavisi yapılır.
Radyoaktif iyod Nükleer Tıp Anabilim dalında verilir.
Radyoaktif iyod verilmeden 3 gün önce ilaçlar (Propycil veya
Thyromazol) kesilir ve radyoaktif iyod aldıktan 3-4 gün
sonra tekrar başlanır. Radyoaktif iyodun kanser yapıcı veya
üreme sistemine zararlı bir etkisi yoktur. Ancak kadınların
6 ay sonra gebe kalmalarına izin verilir. Radyoaktif iyod
alan hastaların % 80-90’nında ilk yıl içinde kalıcı
hipotiroidi (tiroid bezi yetmezliği) gelişir ve ömür boyu
Levotiron veya Tefor gibi tiroid hormon ilacı almaları
zorunluluğu vardır. Bunu hastaların baştan bilmeleri ve
kabul etmeleri gerekir.
Radyoaktif İyod Tedavisi Alan Hastalara Öğütler:
-
İlk 5
gün öpüşmek yasaktır. Hastanın kullandığı çatal, kaşık
ve bıçak başkası tarafından kullanılmaz. Bulaşıklar
bulaşık makinesinde yıkanmalıdır.
-
Yeni
doğan çocuklar (8 yaş altı çocuklar) ve gebe kadınlarla
yakın temas yasaklanır. Ancak aynı odada oturabilirler.
-
Hastanın bebeği varsa emzirmesi yasaklanır.
-
Tuvalet sonrası tuvalet 2 kez yıkanmalı, ve eller iyice
yıkanmalıdır.
-
Boğazda veya boyunda ağrı olursa aspirin veya diğer
benzer ilaçlar faydalı olabilirse de doktorunuza
danışmadan almayınız.
-
Sinirlilik, ellerde titreme veya çarpıntı olursa
(radyasyon tiroiditi) doktora başvurmalıdır.
3.Cerrahi (Ameliyat) Tedavisi:
Hipertiroidisi olan hastalardan guatrı büyük olanlarda
tavsiye edilir. Tiroid bezinin bir kısmı veya tamamına
yakını ameliyatla alınır. Ameliyat öncesi ilaç tedavisiyle
hormonların normal düzeye gelmesi sağlanmalıdır.
Ameliyat
ayrıca sıcak nodülü olan, ancak nodül çapı büyük olan
hastalarda tercih edilen bir tedavi seçeneğidir.
Hipotiroidizm
Tiroid
bezinin az çalışmasına hipotiroidizm adı verilir.
Hipotiroidizm tiroidbezinin az hormon salgılaması nedeniyle
oluşan bir hastalıktır. Kan dolaşımında tiroidhormonları (T4
ve T3) düşük olduğundan metabolizma yavaşlar ve bu duruma
bağlı şikayet ve belirtiler ortaya çıkar.
Hipotiroidiye neden olan hastalıkların başında Hashimoto
tiroiditi denilen ve tiroidbezinin nedeni bilinmeyen bir
şekilde hasara uğramasıyla oluşan bir hastalık vardır.
Hashimoto tiroiditindeönce guatr vardır, ancak yıllar içinde
bez küçülür ve hormon salgılayamaz. En önemli özelliği bu
hastaların kanlarında anti-TPO ve anti-Tiroglobulin
antikorlarının çok yüksek olmasıdır.
Hipotiroidiye neden olan diğer nedenlerden birisi de tiroid
bezi ameliyatlarıdır. Tiroidameliyatı sonrası hormon
salgılayacak kadar yeteri kadar doku kalmayınca
hipotiroidigelişir. O nedenle tiroidameliyatı geçiren
hastalarda tiroidhormonlarını ölçmek ve izlemek
gerekmektedir.
Radyoaktif iyod tedavisi yapılan hastalarda da tiroid bezi
tahrip edildiğinden yeteri kadar hormon
salgılanamayacağından dolayı hipotiroidi gelişir.
Bazen
nadir olarak bazı ilaçlar (lityum, amiodaron, interferon,
interlökin) ve baş ve boyuna yapılan radyoterapi (ışın
tedavisi) sonrası hipotiroidi gelişebilir.
Hipotiroidi ayrıca şeker hastalarında, kansızlığı olanlarda,
romatoid artritiolanlarda sık görülür. 60 yaşın üzerindeki
kadınlarda da sık bulunur. Kanda yağ düzeyleri (Kolesterol,
trigliseridgibi) yüksek hastalarda da hipotiroidi yönünden
araştırma yapmak gerekir. Ayrıca depresyonu olan hastalarda,
çocuğu olmayan veya adet düzensizliği olan kadınlarda da
hipotiroidi aranmalıdır
Hipotiroidisi olan bir hastada şu şikayetler ve belirtiler
olabilir :
-
Halsizlik,
güçsüzlük, kolay yorulma
-
Üşüme,
soğuğa tahammülsüzlük
-
Seste
kısıklık ve kalınlaşma
-
El,
yüz ve bacaklarda şişlik
-
Göz
etrafında şişlik
-
Ciltte
kuruma, kabalaşma veya kalınlaşma
-
Saçlarda
dökülme
-
Kas
krampları
-
Depresyon,
uyku bozukluğu, uyku hali
-
Kabızlık
-
Kadınlarda
adet bozukluğu
-
Kilo
alma
-
Hafızanın
zayıflaması, hatırlamada zorluk
-
Nabız
sayısında azalma
-
Hareketlerde yavaşlama
-
Terlemede azalma
Laboratuar Tetkikleri ve Teşhis
En önemli
test TSH ölçümüdür. TSH düzeyi normalin üzerinde (>4 IU/L)
çıkarsa bu hastada hipotiroidi vardır. Serbest T4 düzeyleri
ise kanda düşük bulunur. Serbest T4 düzeyi düşük, TSH düzeyi
yüksek bir hastada aşikar hipotiroidi vardır. Sadece TSH
yüksek ancak T4 ve T3 düzeyi normal ise buna subklinik
hipotiroidi denir. Bu durum hafif derecede
tiroidyetmezliğidir, ancak tedavi edilmesi gerekir. Tedavi
edilmezse % 5 hastada aşikar hipotiroidiye neden olur.
Serbest T4 düşük ve TSH yüksek ise hipotiroidi tanısı
konur. Serum T3 düzeyleri değişkendir ve bazen normal
sınırda olabilir. Aşikar hipotiroidide TSH genellikle > 20
IU/L’dir. Subklinik hipotiroidi de ise TSH 4-20 IU/L
arasındadır. Anti-TPO ve anti- TG antikorlar yüksek ise
hipotiroidi Hashimoto tiroiditi nedeniyle oluşmuştur.. Tam
kan sayımı yapılan hipotiroidhastaların % 30-40’ında
kansızlık (anemi) % 15’inde demir eksikliği saptanır.
Ayrıca B12 vitamin eksikliği de olabilir. Kreatinin
fosfokinaz (CPK) ve prolaktin (PRL) düzeyleri yüksek olarak
bulunabilir. PRL düzeyleri tüm hastalarda yüksek değildir ve
hipotiroidideki menstruasyondüzensizliklerinden sorumlu
değildir. PRL düzeylerinde orta derecede bir yükseklik
oluşur ve tiroidhormonu tedavisiyle düşer. Eğer hasta
ötiroid hale geldiği halde prolaktin yine yüksek ise diğer
nedenler araştırılır.
Ayrıca
CRP, SGOT (AST), SGPT (ALT), GGT, laktat dehidrogenaz (LDH)
ve amilaz enzimlerinde yükselmeler olabilir. Bu enzimlerden
en fazla yükselen CPK’dır. Hipotiroid hastalarda kan
yağlarında yükseklik (hiperlipidemi) vardır. Trigliserid
düzeylerinde hafif artış olurken, total kolesterol, LDL
kolesterol düzeylerinde artma olur. Eğer hasta tedavi olmaz
ise kan yağları yüksek olarak bulunacağından koroner arter
hastalığı riski artar.
Tedavi
Hipotiroidi ÖMÜR BOYU tedavi edilmesi gereken bir
hastalıktır. Çok nadir olarak Hashimoto tiroiditli
hastalarda % 10-20 oranında kendiliğinden düzelme olabilir.Hipotiroidi
tedavisi kanda eksik olan tiroid hormonlarının normale
gelmesi için tiroidhormon tabletleri verilerek
yapılır.Piyasada tiroid hormonu bulunan ilaçlar Levotiron ve
Tefor isimleriyle satılmaktadır. Bu iki ilaç benzer
ilaçlardır ve biri bulunamazsa diğeri kullanılabilir.Levotiron
veya Tefor hastalığınızın şiddetine göre
düktorunuzunönerdiği dozda başlanır ve belirli aralıklarla
kontrole çağrılarak ilacın dozu ayarlanır.Tedavide hedef T4
düzeylerini normale getirmek ve TSH düzeyinin normal
sınırlar içinde olmasını sağlamaktır.İlaç tedavisi ömür boyu
sürecek bir tedavidir ve kesilmemelidir.6 ay – 1 yılda bir
kontrole giderek TSH düzeyine baktırmanız gerekir. Bazen
ilacın dozunu artırmak veya azaltmak gerekebilir.Gebe kalan
hipotiroid kadınlarda ilacın dozunu ayarlamak gerektiğinden
mutlaka gebeliğin ilk ayı içinde kontrole gidilmelidir.Tefor
ve Levotiron ilacı aç karna alınmalıdır. Diğer ilaçlar
emilimini bozabileceğinden aynı öğünde diğer ilaçlar
alınmamalıdır. Özellikle demir ilaçları, antasitler (Algel,
Talcid gibi) veya kalsiyum ilaçları tiroid ilaçlarının
emilimi bozarlar.Hashimoto tiroiditi olan hastalar mutlaka
iyotsuz tuz yemelidir.Kalp hastalığı olan hipotiroidili
hastalarda bu ilaçlar yan etki yapabileceğinden sık kontrole
gidilmelidir.Hipotiroidili hastaların bir kısmında
(özellikle Hashimoto tiroiditlilerde) anti-TPO ve anti-Tiroglobulin
antikorları yüksek olarak bulunur. Bu antikorlar hastalığı
yapan veya oluşturan protein yapısındaki maddelerdir. Tedavi
ile bunların düzeylerinde azalma olmaz. Bunların düzeyini
azaltacak bir ilaç da henüz yoktur. Bu antikorlara tanı
konduğunda bakılması gerekir. Daha sonra tedavi takibinde
bakılmasına gerek yoktur. Son yıllarda selenyum alınmasının
bu antikorları azalttığı saptanmışsa da henüz araştırma
aşamasında dır.
|